Üniversitelerde yapay zekâ kullanımı yaygınlaşıyor ancak sistem geride kalıyor
Digital Education Council tarafından yapılan geniş kapsamlı araştırma, üniversite öğrencilerinin yüzde 88'inin yapay zekâ araçlarını öğrenme süreçlerine dahil ettiğini, ancak eğitim kurumlarının bu dönüşüme uyum sağlamakta zorlandığını ortaya koydu.

Yükseköğretim kurumlarında yapay zekâ teknolojilerinin kullanımı, günlük akademik hayatın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Digital Education Council (DEC) tarafından 35 ülkeden 45 bini aşkın katılımcıyla gerçekleştirilen "AI in Higher Education Global Survey 2026" başlıklı araştırma, öğrencilerin yüzde 88'inin, akademisyenlerin ise yüzde 77'sinin bu yeni teknolojilerden aktif olarak yararlandığını gösteriyor. Akademisyenler arasındaki kullanım oranının bir yıl içerisinde 16 puanlık bir artış göstermesi, dönüşümün hızını gözler önüne seriyor.
Araştırma verilerine göre öğrenciler yapay zekâyı ağırlıklı olarak bilgi arama, fikir üretme ve yazılı çalışmaları geliştirme süreçlerinde kullanıyor. Öğrencilerin yaklaşık yarısı bu araçları metin hazırlama ve belge özetleme gibi işlevler için tercih ederken, teknolojiyi eğitim hayatı için "çok yararlı" bulanların oranı yüzde 32 seviyesinde kalıyor. Buna karşın, yapay zekânın öğrenme deneyimini kökten değiştirdiğini düşünenlerin oranı ise oldukça düşük.

Akademisyenler tarafında ise yapay zekâ daha çok operasyonel süreçleri kolaylaştırmak için kullanılıyor. Öğretim elemanlarının yüzde 77'si ders materyallerini hazırlarken bu teknolojiden destek alırken, idari işler ve görsel içerik üretimi de kullanım alanları arasında yer alıyor. Ancak öğrencilerin çalışmalarına geri bildirim verme aşamasında yapay zekâ kullanımı yüzde 6 gibi oldukça sınırlı bir oranda seyrediyor.
Eğitim kurumlarındaki en belirgin sorun ise yapay zekânın derslere sistemli bir şekilde entegre edilememesi olarak öne çıkıyor. Öğrencilerin yüzde 43'ü, derslerinde yapay zekâ odaklı herhangi bir uygulama ile karşılaşmadığını belirtiyor. Ayrıca, akademisyenlerin yapay zekâ okuryazarlığı eğitimlerine katılım oranları yüksek olsa da, öğrenciler öğretim elemanlarının bu konuda rehberlik etme yeterliliğini sorguluyor. Öğrencilerin yarısından fazlası, ödev ve sınavlarda yapay zekâ kullanımına dair verilen yönlendirmelerin yetersiz olduğunu düşünüyor.
Bu durum, eğitim teknolojilerinin hızla gelişmesine rağmen üniversite politikalarının ve ölçme-değerlendirme yöntemlerinin bu hıza yetişemediğini gösteriyor. Yapay zekânın eğitimde daha verimli kullanılabilmesi için sadece teknolojik erişimin değil, aynı zamanda müfredat entegrasyonu ve rehberlik mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiği değerlendiriliyor.


